Header Reklam 1

Araç Kiralamada Kurallar Baştan Yazılıyor

Ticaret Bakanlığının hazırladığı Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik Taslağı, araç kiralama sektörünü ilk kez doğrudan ve kapsamlı biçimde düzenlemeye hazırlanıyor. Yetki belgesi, asgari filo büyüklüğü, mesleki yeterlilik, araçlarda yaş ve kilometre sınırı, depozito iadesi ve dijital platform denetimi gibi hükümler sektörde geniş yankı uyandırdı. Profesyoneller düzenlemenin kayıt dışılığı ve tüketici mağduriyetlerini azaltabileceğini belirtirken şirketlere getirilecek yükümlülüklerin uygulanabilir olması gerektiğini vurguluyor.

Yetki belgesi, 10 araç şartı, yaş ve kilometre sınırı sektörü nasıl değiştirecek?

Türkiye’de araç kiralama sektörü, kısa dönem kiralamadan operasyonel filolara, turizmden kurumsal mobiliteye kadar genişleyen ekonomik yapısına rağmen bugüne kadar kendisine özgü tek ve kapsamlı bir yönetmelikle düzenlenmiyordu. Farklı mevzuat hükümleri, tüketici düzenlemeleri, vergi kuralları, KABİS yükümlülükleri ve genel sözleşme hükümleri üzerinden yürüyen sektör, Ticaret Bakanlığının hazırladığı yeni taslakla ayrı bir yasal çerçeveye kavuşmaya hazırlanıyor.

Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik Taslağı, 10 Şubat 2026’da ilgili kurum ve kuruluşların görüşüne sunuldu. Taslağın temel amaçları arasında kayıt dışı kiralamayla mücadele edilmesi, tüketici mağduriyetlerinin azaltılması, hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve sektörde daha adil bir rekabet ortamı oluşturulması bulunuyor.

Ancak metin henüz taslak niteliğinde. Görüş sürecinin ardından bazı maddelerin değiştirilmesi, geçiş tarihlerinin yeniden belirlenmesi veya yeni hükümler eklenmesi mümkün.

Uzun dönem kiralama kapsam dışında

Taslağın en önemli ayrımlarından biri, hangi kiralama modellerini kapsadığı. TOKKDER’in yayımladığı hukuki değerlendirmeye göre 30 gün ve üzerindeki kiralamalar “uzun süreli kiralama” olarak tanımlanıyor ve kapsam dışında bırakılıyor.

Kiracının tüketici olmadığı kısa süreli kiralamalar ile tarafların fiziksel olarak bir araya gelmediği, genellikle dakika veya saat üzerinden uygulamayla gerçekleştirilen paylaşımlı kiralamalar da taslak kapsamına alınmıyor.

Buna göre düzenlemenin ana odağını, tüketicilere yönelik 30 günden kısa süreli klasik araç kiralama hizmetleri oluşturuyor. M1, M1G, N1 ve N1G sınıfındaki taşıtlar taslağın araç kapsamına giriyor.

Bu ayrım özellikle operasyonel kiralama şirketleri açısından önem taşıyor. Kurumsal müşterilerle yapılan altı aylık, bir yıllık veya daha uzun süreli sözleşmeler taslağın mevcut hâlindeki kısa dönem tüketici hükümlerine tabi olmayacak.

Araç Kiralamada Kurallar Baştan Yazılıyor
Araç Kiralamada Kurallar Baştan Yazılıyor 

Yetki belgesi olmadan kiralama yapılamayacak

Taslak yürürlüğe girerse kapsama giren ticari araç kiralama faaliyetleri için Ticaret Bakanlığından yetki belgesi alınması zorunlu olacak. İşletmenin ilgili meslek odasına kayıtlı ve vergi mükellefi olması gerekecek. İş yerinin ikamet amacıyla veya başka bir ticari faaliyetle birlikte kullanılması da sınırlandırılacak.

Bakanlık tarafından ayrıca Motorlu Kara Taşıtı Kiralama Bilgi Sistemi kurulması öngörülüyor. İşletmeler, araçlar ve yetki belgelerine ilişkin işlemlerin bu sistem üzerinden yürütülmesi planlanıyor.

TOKKDER, kurulacak bilgi sisteminin pratik olması, sektörün farklı ihtiyaçlarına cevap vermesi ve mevcut KABİS sistemiyle entegre çalışması gerektiğini Ticaret Bakanlığına iletti. İki ayrı sisteme aynı verilerin girilmesi, şirketler açısından ilave iş gücü ve hata riski oluşturabileceği için entegrasyon sektörün temel beklentileri arasında bulunuyor.

En az 10 araç, beşi şirket mülkiyetinde

Taslakta en çok tartışılan hükümlerden biri asgari filo büyüklüğü. Yetki belgesi alacak işletmelerin en az beşi kendi adlarına kayıtlı olmak üzere toplamda en az 10 araçlık filoya sahip olması öngörülüyor.

Bu şartın, yeterli sermaye ve operasyon kapasitesi bulunmayan kayıt dışı işletmelerin sektöre girişini sınırlandırması bekleniyor. Buna karşılık küçük ve yerel kiralama şirketleri açısından sermaye ihtiyacını artırabileceği ve pazara giriş maliyetini yükseltebileceği değerlendiriliyor.

İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyesi ve Taşıt Kiralama ve İlgili Hizmetler Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Hidayet Yıldırım, standartların sektördeki suistimalleri azaltacağını ve kayıt dışılıkla mücadeleyi güçlendireceğini belirtiyor. Yıldırım’a göre yetki belgesi, asgari araç sayısı ve mesleki yeterlilik şartları sayesinde sektörde daha kurumsal bir yapı oluşabilir. Anadolu Ajansı’na yaptığı değerlendirmede düzenlemenin ilk aşamada kayıt dışılığı önemli ölçüde azaltabileceğini ifade eden Yıldırım, tüketici güveninin de artacağını dile getiriyor.

Araçlara beş yaş ve 100 bin kilometre sınırı

Taslağa göre klasik araçlar hariç olmak üzere beş yaşından büyük veya 100 bin kilometreyi aşmış araçlar kiraya verilemeyecek. Düzenlemeyle kiralık araç filosunun genç tutulması, bakım risklerinin azaltılması ve yol güvenliğinin artırılması hedefleniyor.

Ancak yaş ve kilometrenin tek başına aracın teknik durumunu göstermediği yönünde sektör içinde değerlendirmeler de bulunuyor. Düzenli bakımları yapılmış, ağırlıklı olarak uzun yolda kullanılmış 100 bin kilometredeki bir araç, daha düşük kilometreli fakat yoğun şehir içi kullanımına maruz kalmış başka bir araçtan daha iyi durumda olabilir.

Özellikle araç maliyetlerinin ve finansman giderlerinin yüksek olduğu dönemde, 100 bin kilometre sınırı filo yenileme sürelerini kısaltabilir. Bu durum kiralama şirketlerinin yatırım ve amortisman planlarını değiştirebilir; artan maliyetlerin kira fiyatlarına yansıması da gündeme gelebilir.

Elektrikli ve hibrit araç şartı

Büyükşehirlerde yetki belgesi alacak işletmelerin filolarında, en az biri Türkiye’de üretilmiş olmak üzere iki hibrit veya tamamen elektrikli araç bulundurması öngörülüyor.

Bu hüküm, kiralama sektörünün elektrikli dönüşümünü destekleme potansiyeline sahip. Kiralık araçlar, tüketicilerin elektrikli otomobilleri satın almadan önce deneyimlemesine de imkân sağlayabilir.

Bununla birlikte şarj altyapısının bölgesel farklılıkları, elektrikli araçların kullanım profili, ikinci el değeri ve müşterilerin talebi şirketlerin yatırım kararlarını etkiliyor. Sadece araç bulundurma zorunluluğu getirilmesi, yeterli talep ve şarj altyapısı oluşmadığı takdirde düşük kullanım oranına yol açabilir.

Mesleki yeterlilik ve 7/24 erişim dönemi

Taslak, araç kiralama sorumlusu ve araç kiralama danışmanı olarak çalışacak kişiler için mesleki yeterlilik belgesi öngörüyor. Böylece sözleşme, araç teslimi, hasar yönetimi, tüketici hakları ve operasyon süreçlerinde belirli bir mesleki standart oluşturulması hedefleniyor.

İşletmelerin müşterilerin hasar, arıza ve acil durumlarda ulaşabileceği kesintisiz bir iletişim hizmeti sunması da gündemde. Hidayet Yıldırım, 7 gün 24 saat çalışan çağrı merkezi uygulamasının tüketicilerin güvenli biçimde hizmet almasına katkı sağlayacağını belirtiyor.

Ancak çağrı merkezinin mutlaka işletme bünyesinde mi kurulacağı, ortak veya dış kaynaklı hizmet alımının kabul edilip edilmeyeceği, küçük işletmeler açısından maliyetin nasıl yönetileceği nihai metinde açıklığa kavuşturulması gereken konular arasında.

Depozito ve iptal kuralları değişebilir

Taslakta tüketiciyle yaşanan uyuşmazlıkların önemli bölümünü oluşturan depozito, rezervasyon iptali ve hasar kesintilerine ilişkin sınırlar da yer alıyor.

Öngörülen düzenlemeye göre:

  • Bir ila altı günlük kiralamalarda depozito en fazla üç günlük kira bedeli kadar olabilecek.
  • Yedi ila 30 günlük kiralamalarda depozito en fazla yedi günlük kira bedeliyle sınırlandırılacak.
  • Depozitonun araç iadesinden sonra en geç yedi gün içinde tüketiciye geri ödenmesi gerekecek.
  • Ön ödemeli rezervasyonlar, teslim saatinden 24 saat öncesine kadar kesintisiz iptal edilebilecek.
  • Normal kullanımdan kaynaklanan aşınma ve yıpranmalar için tüketiciden ilave ücret istenemeyecek.
  • Özel bir sözleşme hükmü veya mahkeme kararı bulunmadan “değer kaybı” adı altında tahsilat yapılamayacak.

Bu düzenlemeler tüketici açısından daha öngörülebilir bir kiralama süreci sunabilir. Şirketler açısından ise trafik cezaları, HGS geçişleri ve araç iadesinden sonra tespit edilen hasarlar gibi tutarların yedi günlük süre içinde kesinleşmemesi sorun oluşturabilir. Nihai metinde depozito iade süresi ile sonradan ortaya çıkabilecek borçların nasıl dengeleneceği sektörün yakından takip ettiği konular arasında.

Ücretsiz ekipman maddeleri tartışılıyor

Taslakta bebek koltuğu, navigasyon ve HGS gibi bazı ekipmanların talep hâlinde ücretsiz sağlanmasına yönelik hükümler de bulunuyor. Kasko ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile ilgili yükümlülüklerin yanı sıra araçların periyodik bakımının yapılması ve gerekli durumlarda kış lastiği sunulması öngörülüyor.

TOKKDER’in hukuki değerlendirmesinde, bu maddelerin bir kısmına yönelik itirazların Ticaret Bakanlığına sunulduğu belirtiliyor. Özellikle HGS’nin bir donanım olarak ücretsiz sağlanması ile geçiş ücretinin tüketiciye ait olması arasındaki ayrımın açık kurulması gerekiyor. Bebek koltuğu ve navigasyon gibi ekipmanların her şubede, her araç sınıfında ve sınırsız sayıda ücretsiz bulundurulması da operasyonel maliyet oluşturabilir.

Belgesiz işletmeye dijital ilan kapısı kapanacak

Taslak, çevrim içi ilan ve rezervasyon platformlarına da sorumluluk yüklüyor. Platformların araç kiralama ilanı veren işletmelerin yetki belgesini kontrol etmesi; belgesi bulunmayan işletmelerin ilan ve hizmet sunumuna izin verilmemesi planlanıyor.

Bu hüküm, yalnızca fiziksel işletmelerin değil dijital satış kanallarının da denetim sistemine katılması anlamına geliyor. Yetki belgesi numarasının ilanlarda görünür olması, tüketicinin kiralama yapacağı şirketi kontrol edebilmesini ve sahte ilanların azaltılmasını sağlayabilir.

TOKKDER: “Uygulanabilir olması lazım”

TOKKDER Başkanı Özarslan Tangün, ağustos ayında yaptığı değerlendirmede düzenlemenin sektör standartlarını güçlendirmesi, tüketici güvenini artırması, mağduriyetleri azaltması ve haksız rekabeti önlemesi bakımından önemli olduğunu vurguladı.

Tangün, bununla birlikte kiralama şirketlerinin üzerine makul olmayan yükler getirilmesinin fayda yerine zarar oluşturabileceğine dikkat çekerek yönetmeliğin uygulanabilir olması gerektiğini söyledi. TOKKDER’in Bakanlıkla toplantılar ve çalıştaylar gerçekleştirdiğini, sektörün görüşlerini ilettiğini belirten Tangün, nihai düzenlemenin yakın zamanda yayımlanmasını beklediklerini ifade etti. TOKKDER’in hukuki değerlendirmesinde de sektör dinamikleriyle bağdaşmadığı düşünülen maddeler için gerekçeli değişiklik önerileri sunulduğu belirtiliyor.

Sektör düzenlemeyi destekliyor, ayrıntılarda denge arıyor

Taslağın en güçlü yönü, araç kiralama faaliyetini ilk kez kendi yapısına uygun bir mevzuat çatısı altında toplaması. Yetki belgesi ve dijital doğrulama mekanizmaları kayıt dışılığı azaltabilir; mesleki yeterlilik hizmet standardını yükseltebilir; sözleşme ve depozito hükümleri tüketici güvenini artırabilir.

Buna karşılık asgari 10 araç şartı, 100 bin kilometre ve beş yaş sınırı, elektrikli araç zorunluluğu, ücretsiz ekipmanlar, çağrı merkezi ve kısa depozito iade süresi özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için ilave finansman ve operasyon maliyeti yaratabilir.

Bu nedenle sektörün genel yaklaşımı düzenlemeye karşı çıkmaktan çok, hükümlerinin gerçek operasyon koşullarına uyarlanması yönünde şekilleniyor.

Nihai yönetmelik yayımlandığında şirketlerin faaliyet kapsamlarını, araç filolarını, personel yeterliliklerini, sözleşmelerini, depozito süreçlerini, sigorta yapılarını ve dijital ilan kanallarını yeniden değerlendirmeleri gerekecek. Ancak bugün itibarıyla yükümlülükler kesinleşmiş değil. Geçiş süresi ve yürürlük tarihi de nihai metinle netleşecek.

Araç kiralama sektöründe yeni dönem kapıda. Asıl belirleyici olan ise yalnızca daha fazla kural konulması değil; tüketiciyi koruyan, kayıt dışılığı azaltan ve kurumsal işletmelerin sürdürülebilir biçimde faaliyet göstermesine imkân veren dengeli bir sistem kurulması olacak.