Türkiye, E-Mobilitede 2030’da Küresel Liderliği Hedefliyor
Elektrikli araç ve şarj altyapısına yönelik yatırımların hızlanması, Türkiye’yi Avrupa’da e-mobilite alanında öne çıkan ülkelerden biri haline getirirken; sektör temsilcileri, güçlü sanayi altyapısı, yenilenebilir enerji potansiyeli ve artan tüketici ilgisiyle Türkiye’nin 2030’a kadar küresel ölçekte lider ülkelerden biri olabileceğine dikkat çekiyor.

Elektrikli Mobilitede Türkiye Vitesi Yükseltti
Son yıllarda elektrikli araç (EV) satışları ve şarj altyapısındaki hızlı büyüme, Türkiye’nin e-mobilite alanındaki konumunu köklü biçimde değiştiriyor. Avrupa pazarlarında talep artışı ve regülasyonlarla şekillenen dönüşüm sürecinde Türkiye, yalnızca izleyici değil; oyun kurucu olmayı hedefleyen ülkeler arasında yer alıyor.
Yeni elektrikli araç kayıtlarında geçen yıla kıyasla yüzde 127’lik artış, Türkiye’nin Avrupa kıtasında en hızlı büyüyen e-mobilite pazarlarından biri olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu ivme, 2030 hedeflerinin gerçekçi olduğuna işaret ediyor.
“Net Politika ve Ortak Standartlar Şart”
Güvenilir Şarj Birliği (TCA) Başkanı Christian Philipp, e-mobilitenin sürdürülebilir biçimde büyüyebilmesi için net bir politika çerçevesine ve ortak standartlara ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.
Philipp’e göre şarj altyapısının yalnızca sayısal olarak artması yeterli değil; sistemlerin birbirleriyle uyumlu, güvenli ve uzun vadeli sürdürülebilir olması gerekiyor.
“Endüstri olarak hazırız. Teknolojileri birlikte uyumlu hale getirebiliriz. Hiçbir şirket bu dönüşümü tek başına gerçekleştiremez,” diyen Philipp, kamu-özel sektör iş birliğinin kritik rolüne dikkat çekiyor.

Yenilenebilir Enerji ve E-Mobilite Birlikte Düşünülmeli
Elektrikli mobilitenin yalnızca ulaşım değil, aynı zamanda enerji dönüşümünün bir parçası olduğuna işaret eden Philipp, güneş enerjisiyle entegre şarj çözümlerinin büyük fırsatlar sunduğunu ifade ediyor.
Sektörün orta ve uzun vadede tamamen yenilenebilir kaynaklara dayanan şarj sistemlerine yöneldiğini belirten Philipp, Türkiye’nin bu alanda doğal bir avantaja sahip olduğunu vurguluyor.
Apartmanlar En Kritik Başlık
Türkiye’de otoyol ve ana arterlerdeki şarj altyapısının görece güçlü olduğunu belirten Philipp, asıl zorluğun çok haneli konutlarda yaşandığını söylüyor.
“Eğer insanlar iş çıkışında aynı anda araçlarını şarja takarsa, şebeke bu yükü kaldıramaz. Ancak yapay zekâ destekli sistemlerle araçlar gece boyunca, uygun saatlerde şarj edilirse bu sorun ortadan kalkar,” diyen Philipp, paylaşımlı şarj sistemlerinin apartmanlar için sürdürülebilir ve ekonomik bir çözüm olabileceğini ifade ediyor.
Yerli Markalar ve Sanayi Gücü Öne Çıkıyor
Philipp, Türkiye’nin e-mobilite başarısında yerli üreticilerin önemli payı olduğunu belirterek, TOGG ve Karsan gibi markaların hem teknoloji hem de algı açısından dönüşümü hızlandırdığını söylüyor.
Türk şirketleriyle ortak projeler geliştirmek istediklerini vurgulayan Philipp, “Türk pazarına güveniyoruz. Türkiye’de toplum, yeni teknolojileri benimsemeye hazır,” değerlendirmesinde bulunuyor.
“Türkiye Elektrikli Mobiliteye Hazır”
Vale Şarj Sistemleri Kurucusu ve CEO’su Mehmet Göksu ise Türkiye’nin elektrikli mobilite dönüşümüne altyapısal ve teknolojik olarak hazır olduğunu belirtiyor.
Göksu’ya göre Türkiye artık yalnızca tüketen değil, teknoloji üreten bir ülke konumunda.
“Yerli şarj istasyonu üretimimiz var. Enerji altyapımız güçlü. Bunlar elektrifikasyon hedefleriyle birebir örtüşüyor,” diyen Göksu, yenilenebilir enerji kaynaklarının e-mobilite için vazgeçilmez olduğuna dikkat çekiyor.
Elektrikli Araçlar Cari Açık İçin de Anahtar
Ulaşımın toplam enerji tüketimindeki payının yaklaşık yüzde 30 olduğunu hatırlatan Göksu, elektrifikasyonun yalnızca çevresel değil, ekonomik bir dönüşüm anlamına geldiğini vurguluyor.
“Elektrikli mobiliteyi güçlendirirsek, cari açığın önemli bir bölümüne çözüm üretmiş oluruz,” diyen Göksu, akıllı şebeke, enerji depolama ve ev tipi batarya entegrasyonlarının bu süreçte kritik rol oynayacağını ifade ediyor.
2030 Vizyonu: Bölgesel Güçten Küresel Oyuncuya
Türkiye’de 150’yi aşan şarj operatörü, hızla genişleyen altyapı ve tek uygulama üzerinden yönetilebilecek şarj ekosistemi hedefi, pazarın olgunlaşma sürecine girdiğini gösteriyor.
Daily Filo Editör yorumu:
Türkiye, e-mobilitede artık potansiyel vadeden bir ülke değil; hedef koyan, yatırım yapan ve teknoloji geliştiren bir oyuncu. 2030’a giden yolda başarının anahtarı; güçlü altyapı, akıllı şebeke yönetimi, yerli sanayi ve tutarlı kamu politikalarının aynı eksende buluşmasında yatıyor.
